Aşağıdaki satırlar Puslu Kıtalar Atlası isimle o güzelim, o naif eserin bir bölümünden alıntıdır. Spor yorumcuları okusa da kendilerini görseler diye aşağıya alınmıştır. Özellikle Rıdvan Dilmen."eteri kadar içmesine rağmen kubelik'in elleri bu kez endişeden titremeye başlamıştı. tercüme edilmesi istenen kitap kalın sayılmazdı, fakat ince olduğu da söylenemezdi. ne olursa olsun, onun bu kadar kısa süre içinde tercüme etmek mümkün değildi. işte! arap ihsan gömleğinin içinden bir tomar kâğıtla divit çıkarıyordu. bereket versin ki çelebilerden biri müdahale etti: bu kibar zat, kubelik'in lisan-ı frengiyi bildiğini ama tebaa-yı şahanenin lisan-ı şahanesinden habersiz olduğunu söylüyordu. onun fikrine göre, külhanlarda yattığı sıralarda kubelik'in ağzı kabadayı taifesi tarafından bozulmuş, lisanı ve lügatı murdar eylenmişti. yalnızca lisan-ı erazilden anladığı için 'zeker' yerine 'kıllı', 'hasen' yerine 'kıyak', 'hiyle' yerine 'katakulli' gibi kelamlara eğilimliydi. işte böyle bir zatın yapacağı tercümeden hiç hayır gelir miydi?" (s.34)"Bu sözleri alın bütün spor yazarları üzerine evirin çevirin ve uygulayın. Özellikle Rıdvan Dilmen üzerine. İmdi şu cümleyi ele alırsak, "tercüme edilmesi istenilen kitap kalın sayılmazdı, fakat ince olduğu da söylenemezdi.", yorumcularımız Rijkaard'ı sanırım hemen anlayabilecekleri ince bir kitap zannediyorlar. Çevirisine erken başladılar içindeki derin anlamları bilmeden. Uygulamaya çalıştığı sistemin eleştirisini maç başına alınacak puanlar sanmaları da bunun eseri. Takımın 3-0 geride olduğu dakikalarda bile ayağa pas yaparak ileri çıkan takımı garipsemeleri de bunun eseri. Ve dillerine pelesenk olan lisanları, söylediklerini kendileri bile zor anlarken insanları bu yönde etkilemeye çalışıp, tribün kışkırtmacılıkları da bunun sonucu. Geçen sene Skibbe'nin başına gelen olayı da şu cümle özetlemiyor mu? "kubelik'in ağzı kabadayı taifesi tarafından bozulmuş, lisanı ve lügatı murdar eylenmişti." Bir takım gerçekleri sırf takım puan kaybettiği için gözardı edenlere bu taraftarın prim vermesi ise insanın içini yaralayan bölüm esasında. Dünya üzerinde hiç bir takım yok ki her maçını kazansın. Elbette bazı maçlar kaybedilecek kaybedildiği sürece zaaflar ortaya çıkıp ona göre önlemler alınacak. Bunun farkında mıyız?Bir de şunu söylemek istiyorum. Takım çift forvet oynamaz mı eleştirileri var. Yahu oynar bu takım üç forvet de oynar. Gakat maksat o değil. bunu bilmiyoruz. Evet Nonda-Baros beraber oynasa belki son üç maçımızı da kazanırdık. Ama Rijkaard uygulamak istediği sistemin geri dönüşümünü nasıl yerleştirecek futbolcularının kafasına tekrardan. Oyuncular maç kaybedildiğinde bile sistem üzerinden kaybedilmesi gerektiğini öğrenecekler, zorundalar. Ben takımımda tekrardan kaos futbolu görmek istemiyorum. İsteyen varsa bilemem. Ben işleyen bir makina görmek istiyorum sahada, sizi bilmem. Ben Rijkaard'ın ne pahasına olursa olsun şunu diyen yorumculara kulak asmamasını diliyorum sizi bilmem;"bu Elano Brezilya milli takımı oyuncusu ise Arda uzay milli takımının oyuncusudur." *metod üzerine konuşmalar. 
  • 04 / 10 / 2009