Şaşırdım diyemeyeceğim çünkü belliydi. İşlerin bu noktaya geleceği, Diyarbakırspor mağlubiyetinden bu yana belliydi. Hatta ve hatta Ersun Yanal'ın kovuluşuyla birlikte belliydi.Tarih 28 Nisan 2009, Ersun Yanal Trabzonspor'dan kovulmuş. Trabzonsporluların büyük bir bölümü çok memnun. Mantıklı olanlar ve Trabzonspor taraftarı olmayanlar huzursuz. Çünkü Trabzonspor göz göre göre çöküyor. TSL'de aynı dönem içerisinde iki kriz yönetme dersi veriliyor adeta. Bir köşede Mustafa Denizli, çok daha zor koşullar altında takımını toparlamayı başarıyor ve yeniden potaya giriyor. Diğer tarafta Trabzonspor, sorunsuzluktan sorun yaratmaya çalışarak mevcut anlayışla asla çözemeyecekleri bir kaosun içine giriyor. Geçtiğimiz sezon büyük bir yenilenmeye gitmişti Trabzon. Ersun Yanal yönetiminde genç bir takım kurulmuş ve son haftalara dek şampiyonluk yarışında kalınmıştı. Sonra ne oldu? 3-0'ı hazmedemeyen yurdum taraftarı Yanal'ı protesto etti ve Yanal gitti. Daha 1 sezon önce takıma katılan stoper Egemen Korkmaz kaptanlığa getirildi sonra. Ünal Karaman, ne olduğu asla anlaşılamayan bir göreve başladı. Teknik direktör belli olmadan yardımcısı belli oldu ve Metin Diyadin, kulübeye giren ilk isim oldu. Sonrasında, illa yabancı getireceğiz telaşıyla listelerde adı bile geçmeyen Hugo Broos göreve getirildi. Şaka gibiydi ama tuttu da bu tercih. Bugün Mourinho'yu Trabzonspor'un başına getirin, bundan iyisini yapamazdı. Sadri Şener, Kasımpaşa maçı sonrası teknik direktör ben olsaydım bile bugün kazanırdık demiş ya, orası o kadar kolay değil Sadri Bey! 20 yıl önceki futbol yok artık Türkiye'de.Neyse, Broos olabilecek en doğru yabancı teknik direktör tercihlerinden biriydi ama kimse arkasında duramadı. Başkan bile. Sonra da istifa etmeniz şık olur dedi. Neden böyle dedi? Tazminat vs. Göreve getirilirken düşünülmeyen şeyler bir bir önüne çıkıyordu artık başkanın.Broos çok bile dayandı bence. Kötü işler yapmadı ama çok bile kaldı. Onu destekleyen tercüman Halil Yazıcıoğlu dışında kimse yoktu koca camiada. Bu sebepten çok bile kaldı. İstifa da erdem ya. Ne büyük bir yalan!Ersun Yanal'ı beğenmeyen Trabzonsporluların yüz halini çok merak ediyorum şimdi. Kızgınlık olduğuna eminim. Bıkkınlık da. Ama sabır olmadan hiçbir şey olmuyor ki şu hayatta. Trabzonspor'un başında bugün Yanal olsaydı ilk 4 içerisinde olacaklarına eminim. Peki şimdi neredeler ve yapmak istedikleri ne?Yapmak istedikleri şu; başa dönmek. Şenol Güneş göreve getirilecek. Belki birkaç hafta iyi sonuçlar alınacak sonra takım kötü gitmeye başlayacak ve mutlak son. Kimse de nereye gidiyoruz hemşerim demeyecek. Her teknik direktör değişikliği alkışlanacak. "Kurtulduk", "oh be" denecek. En fazla bir sene geçecek ardından yine aynı senaryo sahneye konulacak. İzlemekten bıkılmayan ve her seyredişte aynı tadı vermeyi başaran ender filmlerden biri. Mübarek "kült film".Ne kadar takarlar bilmiyorum ama Trabzonsporlu dostlara seslenmek istiyorum; Trabzonspor, büyük bir hızla sıradanlaşıyor. Açık fikrimi soracak olursanız, 5 yıl içerisinde Kayserispor, Bursaspor, Eskişehirspor, Gençlerbirliği, Ankaragücü ve Gaziantepspor'un TSL şampiyonu olma ihtimalleri Trabzonspor'dan daha fazladır. Durum bu derecelerde yani. Bu gidiş iyiye gidiş değil! Trabzonspor'a rönesans gerekiyor. Yoksa gitgide direktörü yolladınız tamam da, 5 oyuncuyu neden kadro dışı bırakıyorsunuz? Hatırladığım en son kadro dışı bırakılma olayı Ogün ve Abdullahların Fenerbahçe'de kadro dışı kalmasıdır ve bu hamle ekstrem durumlar haricinde hiçbir zaman olumlu sonuç vermemiştir.Daha 3 ay önce kaptanlık verdiğin adamı bugün takım kadrosundan çıkartıyorsun. Ne denir şimdi buna? Mantıklı bir cevabı var mı? Bir dünya para verip aldığın Gökhan Ünal da aynı sona uğruyor. Keza Song da, Sylva da. Peki ya Engin'e ne demeli? Trabzonspor'da oynamak için ölüp bitmiyor muydu bu adam? Siz bu kadro dışılara bakmayın. Birkaç hafta sonra Song ve Sylva haricindekiler affedilir zaten. Diğerlerine de yol gösterilir. Maliyetten de kurtulunur.Sert yazıyorum ama mevcut Trabzonspor bunları hak ediyor. Biraz daha uğraşsalar küme düşecekler. Ciddi ciddi düşecekler hem de. İroni olarak söylemiyorum bunları. Trabzonspor'un yapması gereken 25-30 yıl önceye, şampiyonluk yaşanan günlere dönmek. Rönesans yapmak! Fakat, bunun için de sabır gerekiyor. 5 yıllık plan çizmeli Trabzonspor. İlk yıl 10. olsalar bile kabullenebilmeliler. Hatta küme düşmekten son anda kurtulsalar bile hatta ve hatta küme düşseler bile. Sonraki yıl 7., sonraki yıl 5., sonraki yıl 3. olurlar. Ardından bir bakmışsın şampiyonluk gelmiş.Liverpool da Trabzonspor'la aynı kaderi paylaşıyor sayılır. Farklı konumları olsa da iki takım da yıllardır şampiyonluk kazanamıyor. Ama, şampiyonluk gelmeyen dönemler içinde bir Liverpool'un teknik direktörlerine bakın; bir de Trabzonspor'un. Trabzonspor o kadar çok teknik direktör değiştirdi ki, bu dönemde çalışan teknik adamlarla yalnız Liverpool'un değil tüm EPL'nin yedek kulübeleri donatılırdı. Sonra da başarı neden gelmiyor diye kara kara düşünülürdü!Şenol Güneş'in yerinde olsam ve Trabzonspor benimle illa çalışmak istiyor olsa, 100 milyon Avro tazminat yazarım sözleşmeme ve en az 5 yıllık bir anlaşma imzalarım. Gerekirse Avni Aker'de değil, Akçaabat Sebat'ın denize nâzır, kutu gibi stadyumunda oynarım maçlarımı. Gün gelir iç sahada 5 yerim. Doymam 6 yerim ama dayak yiye yiye atmasını öğrenirim. Trabzonspor dayak yedikçe boksör değiştirdiğinden dayak atmasını öğrenecek bir boksöre sahip olamıyor ne yazık ki! Buna en çok Şenol Güneş yaklaşmıştı, o da kesile kesile bir hal oldu. Trabzonsporlu dostların şapkalarını önüne alıp düşünmeleri gerekiyor. Bu takım mevcut kadrosuyla mümkün değil şampiyon olamaz. 2. olurlarsa çok büyük başarıdır. Geçen sezonki 3.lük de büyük bir başarıydı keza. Rakiplerin 7-8 milyon Avro'ya yedek bırakabileceği futbolcular alırken farklı bir yöntem bulmadan onlarla yarışamazsın hele ekonomik rekabete hiç giremezsin. Trabzon ve İstanbul'un farklı farklı gerçekleri var. Ben de küçük şehirde yaşayan bir insanım. Trabzon'la İstanbul'u karşılaştırmak ve sidik yarıştırmaya çalışmak, aptallığın daniskasından başka birşey değil. Trabzonspor, yarışa yeniden ortak olmak için başka bir yol bulmak zorunda. Burası kesin ve net!Sert bir yazı oldu farkındayım ama sinirliyim. Hatta ellerim titriyor tuşlara basarken. Trabzonsporlu değilim ama bu kadar hataya yüreğim el vermiyor. Kırdığım, gücendirdiğim Trabzonsporlu dostlar olmuşsa hepsinden özür dilerim. Güzel günler onlarla olsun! 
  • 01 / 12 / 2009