
Kolay değil, Türk futbolunda bir sayfa daha yok oldu bugün. Denizli'yi eleştirmenin en kolay yolu olan "0" hatırlatması, tarihin tozlu sayfalarına kaydedilmek üzere arşivlere kaldırıldı Almanya'daki 90 dakikanın son düdüğüyle birlikte. Denizli'yi ben de sıkça eleştirdim ve 2 ya da 3 hafta önce istifa etmesi gerektiğini söyledim fakat hiçbir zaman "0" dokundurması yapmadım. "0" konusuna girmek, belden aşağı vurmak gibi geldi nedense! Gelelim maça. İbrahim Üzülmez ve Tello haricinde kadroyu tutturduğumu söyleyebilirim. Fink ve İbrahim Kaş tercihleri, çok mantıklıydı ve bu mantık, saha içerisinde de kendini gösterdi. Tello-Tabata çekişmesinde, Tabata'yı tercih ederdim fakat Denizli öyle yapmadı ve Tello'yu seçti. Sonuç olarak Tello, orta şeker bir oyun sergiledi. Wolfsburg, beklendiği gibi oyuna hızlı başladı. Özellikle sol kanattan çok çabuk çizgiye indiler ve sağlam ortalar yaptılar. Beşiktaş defansını bu sezon ilk kez bu denli dikkatli gördüm. Yanılmıyorsam 15. dakikada Dzeko'ya vurdurulan kafa haricinde yan toplardan pozisyonu yoktu Wolfsburg'un. Belki -özellikle İbrahim'in kanadından- çok geldiler fakat işi tehlikeli boyuta sürükleyecek gol şanslarına giremediler. Özellikle Grafite maç boyunca çok etkisizdi. Atılarak etkisizliğini sürdürdü.20 dakikalık baskıdan sonra oyunu dengeleyen Beşiktaş, zaman zaman sahasına gömülmüş olsa bile döndürülemeyecek toplar vermedi rakibine. Beşiktaş adına maçı değiştiren faktör, defansif performanstı. Normal bir Beşiktaş, ilk 20 dakikadaki baskıya kolay kolay dayanamazdı fakat Ferrari ve Sivok ile ciddi anlamda sağlamlaşan tandem, sağ kanat haricinde açık vermeyince baskı dolu dakikalar kolay atlatıldı.Beşiktaş maksimum 5 kişiyle hücum edebildi. Ernst'le başlayan ataklarda rol alan oyuncular, Fink, Nihat, Tello ve Bobo'ydu. Kanatlardan geliştirilmek istenen ataklar beklenen etkiyi vermedi. Fakat tandemin arkası değerlendirilmesi gereken bir madendi. Wolfsburg savunmasının zayıf olduğu söyleniyordu fakat bu denli zayıf olabileceğini tahmin etmemiştim. Arkaya atılan her top, tehlike yarattı neredeyse. Beşiktaş, son 15 dakikada biraz daha risk alıp forveti ikileseydi galip gelmesi işten bile olmayacaktı. Beşiktaş'ta günün en dikkat çeken oyuncusu Rüştü oldu. Moskova'dan dönüşte kellesi istenen Rüştü, Almanya'da daha önce kopan telleri tamir etti adeta. Roberto Rosetti, "kıllık" potansiyeli bir hayli fazla olan bir hakem. Şükretmek gerekir ki günün şanslısı Beşiktaş'tan seçilmedi. Grafite son derece haklı olarak kırmızı kart gördü ve soyunma odasının yolunu tuttu. 2 maç ceza alacaktır en iyi ihtimalle. İstanbul'daki Beşiktaş ve Moskova'daki CSKA maçlarında oynayamayacak yani. Wolfsburg için hayli ciddi bir kayıp, hele oynanacak maçların önemi düşünüldüğünde! Bu beraberlikle birlikte Beşiktaş'ın gruptaki şansı bir hayli yükseldi. 86. dakikada Valencia'nın CSKA filelerine bıraktığı gol, Beşiktaş adına bir diğer büyük şanstı ve Almanya'dan alınan beraberlik, bu şansın sağlam bir temel bulmasını sağladı. Kalan 3 maçın 2'si İstanbul'da. Beşiktaş bu maçlardan 4 puan çıkartırsa UEFA Avrupa Ligi'ne, 6 puan çıkartırsa CL'de 2. tura kalır. 3 puan çıkartması durumunda diğer maçların sonuçları önem kazanır. Beşiktaş adına dikkat edilmesi gereken bir diğer gelişme Manchester United'in durumu. MUFC, CSKA'yı İngiltere'de de yener ve 12 puana ulaşarak grup birinciliğini garantilerse bundan sonraki maçlarına genç ağırlıklı çıkabilir. Bu da Beşiktaş için en azından beraberlik anlamına gelir. Kısacası, Beşiktaş'ın kaderi artık kendi ellerinde. Kalan 3 maçtan 6 puan gelirse 2. tur, 4 puan gelirse Avrupa Ligi neredeyse kesin. Bekleyip göreceğiz. Umarım, bu 3 maçtan sonra CL'de 2. tur görmeyen 3 büyüğümüz kalmaz!
- 24 / 10 / 2009



Etiketler
Popüler Etiketler
- futbol (530)
- spor (326)
- calcio (235)
- galatasaray (169)
- fenerbahce (166)
- saglik (160)
- foto (140)
- genel (108)
- massimo (90)
- saglikbilgileri (84)
- turkcellsuperlig (80)
- genelsaglik (67)
- beslenme (64)
- video (62)
- besiktas (54)
- sampiyonlarligi (53)
- yasam (51)
- diyet (49)
- blog (49)
- medya (49)
