Sanayi tipi tüp söylemi gibi TSL tipi ön libero söylemi oluştursak yeri var. Peki, nasıl olacak TSL tipi ön libero? Herşeyden önce savaşçı olacak. Sahaya terinin son damlasını bırakacak. Koşmadığı yer kalmayacak ve ileri ucun geriye bıraktığı her sorunu defans hattına ulaşmadan çözmeye çalışacak. Tüm bunların üstüne ayağı düzgün olacak, pas yapabilecek. Yapamazsa adı kazmaya çıkar. İşte Galatasaray tüm bu pozitif özellikleri bünyesinde toplayan bir transfer yaptı. Gelebilecek en iyi ön liberolardan birini Türkiye'ye getirdi. Bugün Kosova sınırları içerisinde yer alan Priştina'da doğan Lorik Cana, savaşların gölgesinde geçirdiği gençliğini İsviçre'de sürdürdü ve futbola Lausanne'da başladı. 16 yaşındayken Arsene Wenger tarafından keşfedildi fakat çalışma izni alamadığı için Arsenal forması giyemedi. Derken PSG'ye gitti. Oradan da olaylı bir transfer sonrası Marsilya'ya. Marsilya'da kariyeri bir anda zirveye vurdu. Kaptanlığa kadar yükseldi. Takımın beyniydi, çoğunlukla zor günler geçiren Marsilya'nın toparlayıcı gücüydü. Ertuğrul Sağlam döneminde CL'de Beşiktaş'la karşılaşan Marsilya'nın göze en çok batan futbolcusuydu. Türkiye ile de anıldığı bir transfer döneminin ardından geçen sezon Sunderland'a 6 milyon Avro karşılığında transfer oldu. Gelir gelmez de kaptanlığı kaptı. Aslına bakarsanız Cana'nın EPL'den ayrılacak bir durumu yoktu. Onun için herşey güzel gidiyordu ve kimse böyle bir transfer beklemiyordu. Meğer vatan hasreti çekiyormuş Arnavut yıldız. Arnavutluk'a yakın bir ülke olmamız -ticari bazda- belki de en fazla futbolda işimize yaramış oldu. Lorik Cana'nın babası Agim Cana bir dönem Gençlerbirliği ve Samsunspor forması giymiş. Hatta Alim Can adıyla Türk vatandaşlığı almış. Cana'nın damarlarındaki Arnavut kanını da hesaba katarsak Türkiye'ye alışmakta fazla zorlanmayacağını söyleyebiliriz. Galatasaray bana kalırsa mükemmel bir transfere imza attı. TSL orta sahada çözülen bir lig ve buraya en sertinden bir ön libero getirdiler. Benzer karakterdeki Ernst'in TSL'de yaptıklarını göz önüne alırsak Cana'nın da çok başarılı olacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bonservisine ister 4.5, ister 6 milyon Avro ödenmiş olsun, parasal durumlar transferin başarısını gölgelemez. 
  • 10 / 07 / 2010