12 Haziran'da Gençlerbirliği hakkında şu başlığa sahip bir yazı kaleme almışım; "Thomas Doll"durabilecek mi? Yaklaşık 3 aylık sürenin ardından bu sorunun cevabını verebiliyoruz, evet doldurabildi! Gençlerbirliği sezon başında teknik adam tercihi dışında öyle abidik gubidik işler yaptı ki geçtiğimiz sezona benzer bir yıl yaşayacaklarını düşünmeye başlamıştım. Bir hatırlayın, küme düşen Hacettepe ile ligde zar zor kalan Gençlerbirliği'nin karışımından 30 futbolcuyu aşkın bir kadro yapılmış, hedef küme düşmemek olarak belirlenmişti.Hakkını yemeyelim. Thomas Doll bu kadroyu güzel harmanladı. Gençlerbirliği'nde forma giyemeyecek futbolcuları belirledi öncelikle. Onlardan bazılarını Hacettepe'ye yolladı bazısını da TSL ile Bank Asya'ya bölüştürdü. Sezon öncesinde "işte budur" diyebileceğimiz transferler; Labinot Harbuzi ve Aykut Demir'di. Bu iki futbolcunun dahi tutmama ihtimali bir hayli yüksekti. Harbuzi, yetenekli fakat düşüşte olan bir futbolcuydu; Aykut'sa yeterli tecrübeye sahip değildi. İlhan Cavcav'ın ileride iyi paraya satarız diye transfer ettiği birçok futbolcu, Thomas Doll'un başına dert açıyordu. Sezon öncesi değerlendirmemi hatırlıyorum da her mevkide 3-4 tane "yarım" futbolcu vardı. Doll, yukarıda da bahsettiğim gibi bu yarımları temizledi. Temizlemeseydi ayrık otu olarak günün birinde önüne çıkacaktı ama o cesur davrandı ve kadroyu küçülttü. Özel olarak bahsetmek istediğim iki futbolcu var Gençlerbirliği'nde; bunlardan biri Cem Can. Ankara kulüplerinin rotasyon elemanı olmaktan bir türlü kurtulamayan Cem, Doll sayesinde ciddi bir kadro adamı haline geldi. Cem'in geçtiğimiz yıl bedelsiz olarak Ankaragücü'nden alındığını hatırlatmakta fayda var. Hem de devre arasında.Bahsedeceğim bir diğer futbolcu geçtiğimiz sezonun yarısında Hollanda kulübü Ado Den Haag'dan transfer edilen Hurşit Meriç. Geçen yıl o kargaşada ancak birkaç maçta oynayabilen Hurşit, bu sezon genellikle yedekten dahil olsa da büyük fayda sağlıyor kulübüne. Kâhe'deki yükselişe zaten değinmiştik.Diyeceğim o ki Thomas Doll, Gençlerbirliği'nde oynayan futbolcular için büyük şans. Gurbetçiler, yabancılar ve alt yapısı Türkiye'den olanlar Doll faktörünü iyi değerlendirip kendilerini geliştirebilirlerse hem kulüp hem de kariyerleri bundan büyük fayda görecek. İki "post"tur Gençlerbirliği yazıyoruz. "Kırmızı-Siyah Kültür"ün konularına daldık biraz. Gencay bizi affeder umarım! 
  • 23 / 09 / 2009