Dün oynanan derbi basketboldan çok saha dışı olaylarıyla  ele alınıyor. Hani ''ezeli rakabet ebedi dostluk'' nakaratı var ya, kocaman bir yalandan ibaret olduğunu gösterdi bizlere. Nedir bu kinin, düşmanlığın altında yatan sebepler? Bilemem ama şunu biliyorum: Futbol taraftarlarının parkelere inmesinden bu yana basketbolunda tadı kalmadı. Kadıköy'de yaşananlardan sonra, Galatasaray taraftarının patlama noktası oldu Abdi İpekçi. Yaşananlar tabiki kabul edilemez. Sahaya dalanlar, taraftara ''orta parmak'' gösterenler uzun bir süreliğine temizlenmesi gerekiyor parkelerden. Bir sonraki Galatasaray-Fenerbahçe karşılaşmasında yine benzer olaylarla karşılaşacağız. Yine intikam şarkıları söylenecek tribünlerde..Yaşanılan bu rezalete rağmen, Adnan Polat'ın bugün basına düşen "Galibiyete sevinemedim üzgünüm ama Fenerbahçe'den özür dilemem" açıklamaları aslında taraftar ve yönetici arasındaki uyumu gösteriyor. Bunca şeyden sonra, başkan'ın çıkıp böyle bir demeç vermesi kabul edilemez. Bahanesi de çok ilginç. Adnan Polat, her hareketiyle Aziz Yıldırım'ı ve Saraçoğlu tribünlerini  haklı kılıyor!Hiçbirinin bir diğerinden farkı yok açıkçası. Bugün Galatasaray, yarın Fenerbahçe taraftarları benzer olaylar içersinde olacaklar. Sorunun kaynağında tabii ki ''Futbol Taraftarlığı'' var. Dün yaşanılanlar, bundan 5 ay önce tekrar yaşanmıştı hem de bu sefer baş aktörler Fenerbahçe'liydi. Nedim Karakaş'ın "Sahaya girip benchte oyuncu döven taraftar görmedim" demesi hâlâ aklımdadır. Umarım onun da aklındadır! Tarih: 17 Haziran 2009 Efes- Fenerbahçe karşılaşması ve yaşanılanlar... Ezeli dostluk bu olsa gerek birbirlerinin yaptıklarını tekrarlamak..? Bu maç sonrası TBF Fenerbahçe'ye 5 maç seyircisiz oynama cezasının yanında, Özaydınlı'ya 30 gün hak mahrumiyeti ve 4 bin lira para cezası kesmişti. Muhtemelen bu maç sonrasında da böyle geçiştirici cezalar verilecek, 5 maç sonra yine parkeler yabancı cisimlerle ve sahada koşup oyunculara vuran kişilerle dolacak.   
  • 18 / 11 / 2009