
Sezona kusursuz bir başlangıçtan sonra duraklama dönemine giren Galatasaray'da ne olduda göze hoş gelen futboldan ve iyi neticelerden şuan içersinde bulunduğumuz güne gelindi? bence nedeni gayet açık.22 Haziran'da sezona merhaba diyen (sezonu ilk açan takımdır rakiplerine göre) ve o günden bu güne kadar toplam 24 resmi karşılaşmaya çıkan Galatasaray, bir çok yerli ve yabancı oyuncusunu kıtalar arası Milli maçlara da gönderince, hem mental hemde fiziki açıdan oyuncularını çok yıprattı. Yıllardır takımların ''İntertoto'' fobisini biliriz. Sezona harika başlarlar, sezon ilerledikçe önce fiziki açıdan düşüşler yaşarlar, daha sonra skorsal anlamda sorunlar yaşanır ve haliyle homurdanmalar başlar. Bu tip durumlardan sıyrılmak için önceliklieyapılması gereken şey Benitez gibi rotasyon fetişisti olmaktan geçer bana göre.Geçtiğimiz sezonun ardından Galatasaray'da eksik bölgeler ayen beyan açıktı aslında. Kaleye ''Morgan'' dan daha iyi bir isim, Servet'in yanına kesici özellikli topu oyuna iyi sokan bir stoper, orta alanda Ayhan & Topal & Barış 3'lüsünün yapamadığını yani oyunu 2 yönlü oynayan dirençli bir ön libero ve son olarak gidişiyle 2 alternatifli kalan forvet hattına hava toplarına hakim pivot tarzı bir santrafor.Peki sezon başı hangi hamleler yapıldı. Morgan'ın yerine Leo alındı ki, o günden bu güne Morgan'dan daha iyi bir kaleci olmadığını savunmuşumdur. Oynadığı maçlarda ''Leo şu maçı tek başına aldı'' dedirtecek hiç bir maçı olmaması da bu transferin yeterlilik kriterine göre değil, tamamen duygusal ($) olduğunu gösterir. Galatasaray yönetimi tabii ki duygusallığı Leo özelinde yapmamıştır. Biliyorsunuz Milli Takımımızın süper defans hattında 3 Galatasaray'lı ve 1 Beşiktaş'lı vardı. Eksik olan parçayıda bu sezon başında Zan'ı alarak tamamladı. Ne ilginçtir ki o da Leo gibi, ''0'' bonservisle gelenlerden. Hazır olayı duygusala bağlamışken sıfır bonservisle Galatasaray saflarına katılan Mustafa Sarp'tan da bahsetmek gerekir. Kapasite ve yetenek olarak Ayhan'dan, Barış'tan daha iyidir nezlimde. Zaten ortaya koyduğu performansta bunu gösteriyor tüm spor kamoyuna.Ve Elano.. Gelirken yazmıştım ''yılın transferi'' olur diye. Ne yazık ki sezonun balonu olmaya aday bir performans sergiliyor. Tabii Elano transferinin bir fiyaskoya dönüşmesinde ki aslan payı transferi teknik direktörden bağımsız yürüten transfer komitesinde aramak gerekir. Neden sorusu aklınıza gelebilir hemen açalım. Elona transferi öncesi mevcud kadroda Aydın, Keita, Arda ve Kewell gibi kanat oyuncuları vardı. Arda'nın yeni sezonda 10 numaraya kayması, Kewell'in hastalığı derken sol kanat için düşünülmüştü şüphesiz. Evdeki hesap Rijkaard'a uymayınca büyük beklentilerle transfer edilen Brezilya'lı yedek kulübesinin demirbaşlarından oldu. Burada sorgulamamız gereken aslında, takımınız kalede, defansta ve ortasahada bu kadar S.O.S verirken ne diye o bölgeye o kadar maliyetli bir transfer yaparsınız sorusudur. Bana göre cevap açık.. Kombine satmak, taraftarın gazını almak ve Brezilya Milli Takım oyuncusu transfer ettim demektir.Gelelim düşüsün bana göre en büyük nedeni olan yorgunluk ve rotasyon eksikliğine. Galatasaray kadrosu tartışmasız ligin en kaliteli 2 kadrosundan biri. Her bölge için birden fazla alternatifin olması Rijkaard için oldukça büyük bir avantaj aslında kullanabilirse tabii ki.Ligin en iyi kaleci rotasyonuna sahip takımı Galatasaray'dır. Leo, Aykut ve Ufuk 3'lüsü birbirlerinden pek farkı olmayan, iyi sayılabilecek ve bu ağırlığı kaldırabilecek eldivenler. Rijkaard'ın 1. kaleci olarak Leo'yu seçmesi, Aykut ve Ufuk ikilisinin paslanmasına neden oluyor haliyle. Manisaspor'dan transfer edilen Ufuk henüz forma yüzü göremezken, Aykut ise sadece 1 karşılaşmada görev aldı. Kaleciler yalnız adamlardır deriz ya, Leo'nun bu katagoriye girdiğini düşünmüyorum çünki Rijkaard kendisine oldukça iyi arkadaşlık yapıyor.Defans hattına bakarsak Servet 19, Hakan 20, Gökhan 13 ve Sabri 20 karşılaşmada görev aldı. Mevkiileri tek tek ele alırsak, Sabri'yi yedekleyen Uğur ve Serkan 2'lisi toplamda 674 dakika görev aldılar. Uğur'u aynı zamanda Hakan Balta'nın alternatifi olarak düşünürsek ne kadar az süre aldığınıda görmüş oluruz. Tek başına 1774 dakika oynayan Sabri nerde, 2 alternatifi nerde garip doğrusu. Defansın diğer oyuncuları da bu yıl forma yüzü göremeyenlerden. Emre Güngör 388, Emre Aşık 720 (Gökhan'ın yokluğunda), Caner 370 ve Alparslan 130 dakika. 4 oyuncunun toplam dakikasi Servet'in oynadığı 1710 dakikanın çok uzağında mesela. Altyapıdan gelen Murat ve Semih'te bu sezon hiç bir resmi karşılaşmada forma giyemediler. Kalede Leo'dan vazgeçmeyen Rijkaard Servet, Sabri ve Hakan 3'lüsünün haşatını çıkarana kadar oynatacağı belli oldu aslında.Rotasyon kelimesinin uğradığı tek yer olan orta sahada Mustafa 1712 dakikayla başı çekiyor. Mustafa'yı 1652 dakikayla Arda, 1346 dakikayla Kewell, 1196 dakikayla Mehmet, 1193 dakikayla Ayhan, 1044 dakikayla Keita, 816 dakikayla Aydın, 796 dakikayla Elano, 714 dakikayla Barış, 222 Lindorot ve 170 dakikayla Serdar izliyor.Ve forvet hattı. Baros'un sakatlığına kadar Nonda'yı kulübede unutan Rijkaard, son haftalarda istemeden de olsa yaptığı değişikliğin meyvelerini topluyor. 2 alternatifle Galatasaray'ın en kısır bölgesi olan forvet hattında Baros sakatlanana kadar 1075 dakika oynarken, son haftalarda sürekli 11 çıkan Nonda sadece 853 dakika görev alabildi. Bazen sakatlıklarda teknik adamların doğruyu bulmasında etken oluyor demekki.*İstatistikler Onbirim'den alınmıştır.
- 01 / 12 / 2009



Etiketler
Popüler Etiketler
- futbol (530)
- spor (326)
- calcio (235)
- galatasaray (169)
- fenerbahce (166)
- saglik (160)
- foto (140)
- genel (108)
- massimo (90)
- saglikbilgileri (84)
- turkcellsuperlig (80)
- genelsaglik (67)
- beslenme (64)
- video (62)
- besiktas (54)
- sampiyonlarligi (53)
- yasam (51)
- blog (49)
- medya (49)
- diyet (49)
