Fenerbahçe'de ibret-i alemlik olaylar yaşanıyor. Bir gün "teknik direktörden kurtulamamanın 10 yolu" adında kitap yazılsa 9 yol Türkiye'yi anlatır. Bu 9 yolun 4'ünü Fenerbahçe'den, 4'ünü Beşiktaş'tan alın, birini de diğerleri arasında paylaştırın gitsin. Teknik direktörler için dünyanın en eksantrik ülkesiyiz ve korkarım, bu ünvanımızı kaybetmeye hiç niyetimiz yok. Yazıya Christoph Daum'dan başlayalım. Daum Turkcell Super Lig'i son haftada kaybetti, Ziraat Türkiye Kupası'nı da finalde verdi. Yalnız bu verilere bakarsak belki çok başarılı diyemeyiz ama hafif tabiriyle başarılı diyebiliriz. UEFA Avrupa Ligi'nde grupları birinci geçmesi, hiç ümit beslenmeyen ve bir dolu sakatla sahaya çıkılan Lille serisini son dakikalarda yenen golle vermesi Daum'un başarısız olmadığının en önemli Daum başarılı diyor ama işin saha içi boyutu da var. Şurası tartışmasız bir gerçek, Daum iyi futbol oynatamadı. Sezon boyunca keçiboynuzu kıvamında bir takım seyrettik. Kimi zaman üst düzey performanslar sergilendi fakat bu "zaman"ları toplasak 5'i geçmez.Daum'un elinde Aragones'le dip yapan kadrodan farklı bir takım yoktu. Hatta kimi bölgelerin geçtiğimiz sezonu bile arattığını söyleyebiliriz. Sağlam bir Edu'yu hangi Fenerbahçe taraftarı Bilica'ya tercih etmez ki! Kazım'ın yollanmasından sonra elde kalan tek sağ açığın Mehmet Topuz olduğunu ve Topuz'un aslında sağ açık olmadığını hatırlatmayı görev bilirim. Daum konusunda sözü bağlayayım. Gönderilirse ki görünen o, Fenerbahçe yanlış yapmaz ama doğru da yapmaz.Şimdi de müstakbel teknik direktör Aykut Kocaman'a geçelim, tüm "romantik futbol" kalıplarından kurtulup Kocaman'ın teknik adamlık kariyerine bakalım; hakkını yemeyeyim İstanbulspor'da başarılıydı. Malatyaspor ve Konyaspor'da vasattı. Ankaraspor dönemiyse çalkantılar içinde geçti. Takım küme düşmek üzereyken görevinden ayrıldı, yerine Susiç geldi, kümede kalınınca yeniden teknik direktörlük koltuğuna oturdu ardından muhteşem bir ilk yarı geçirdi fakat muhteşemliğin tam zıttı olarak felaket bir ikinci yarı performansı sergiledi. İlk 6'daki takım az kalsın küme düşecekti. Şu teknik direktörlük kariyerine sahip isim Aykut Kocaman değil de "x" bir teknik adam olsa bırakın Fenerbahçe'nin başına geçmeyi, Anadolu'da bile kolay kolay iş bulamazdı. Ama Kocaman'ın camia içerisindeki kredisi oldukça yüksek. Bu nedenle takımın başına getirilmesi pek de şaşırtıcı olmaz. Başarılı olabilir mi, işte orası büyük bir soru işareti. Şahsi fikrim Daum'la devam edilmesi gerektiği. Fakat bu saatten sonra mümkünü yok. Daum son ana dek tazminatı için bastıracak, Fenerbahçe yönetimi tazminatsız göndermenin yollarını arayacak. Birkaç gün sonra 2-3 milyon Avro civarı bir tazminatla anlaştıklarını duyarsam hiç şaşırmam. Anlatmaya çalıştığım gibi Fenerbahçe ciddi bir kumar oynuyor. Daum kalsa da ortadaki soru işareti duracak, yerine Aykut Kocaman geçse de! 2010-2011 sezonunda şampiyonluk yarışı ilk kez direkt olarak 5 takım arasında geçecek ve Fenerbahçe çoğu sezon öncesi yaptığı gibi zaman öldürmekten başka bir şey yapmıyor. Kısacası mevcut görüntü Fenerbahçe'ye güzel günler vaat etmiyor. 
  • 10 / 07 / 2010