Çok ince detayların sonucu belirlediği bir derbi seyrettik. Beşiktaş adına bahsettiğim ince detaylar, cisimce baya bir kalındı üstelik. Maç öncesi yazımda ölü topların ve kalecilerin sonucu belirleyeceğini yazmıştım. Düşündüğüm her şey, bir bir sahnelendi Ali Sami Yen'de.Futbol olarak baktığımızda 3-0'ı hak eden bir maç değildi kesinlikle. 0-0 ya da 1-0 sahadaki futbola göre daha makul bir sonuçtu. Rüştü'nün inanılmaz hatasıyla 1-0 başlayan oyun, 20 ile 60. dakikalar arası Beşiktaş'a döndü fakat Beşiktaş, bal yapmayan arı kıvamındaki futbolunu sürdürünce golü bulamadı. Galatasaray sahaya beklediğimiz 11'le çıkmıştı. Savunma dörtlüsündeki Hakan Balta ve Sabri'nin ters kademelere çok iyi girmesi, Beşiktaş'ın pozisyon bulmasını engelledi. Mustafa Sarp artık kanıksadığımız bir kafa golü attı fakat Tabata ile girdiği diyalog pek de şık değildi. Sarı kartla çok "ucuz" kurtulduğunu söylemek lazım. Maçta en büyük etkiyi Keita'dan bekliyordum ama beklediğim olmadı. Beşiktaş maçın orta bölümlerinde oyunu tutup Galatasaray'a top yaptırmayınca etkisiz kaldı Keita. Oysa maçın ilk 10 dakikalık bölümünde çok sağlam bir performans sergilemişti. Karşısında oynayan ve beklentilerimin kat kat üstüne çıkan İsmail Köybaşı da Keita'daki bu düşüşte etkili elbette.Arda'nın yorgun olacağından pek etkili oynayamayacağını düşünüyordum ama ilk golün asistini yaparak fikrimi kırdı. Oyunun diğer kısımlarında etkisizdi ama maçı açan golü paslamıştı, böyle bir futbolcuya kötü oynadı diyemeyiz. Bu derbide bir Kewell golü bekliyordum ama olmadı. Bireysel hatalardan gelen goller Kewell, Arda ve Keita gibi futbolcuların skorborda isimlerini yazdıramamasına sebep oldu. Baros iki gol attı ve fırsatçılığını bir kez daha kanıtladı. Oyunun içinde pek yoktu ama golcülüğünün birinci vasfını layıkıyla yerine getirdi.Galatasaray adına maçın en iyi futbolcuları Hakan Balta ve Sabri'ydi. Büyük bir ihtimalle "haftanın 11'i"ne bu futbolcuları yazacağız.Derbide Galatasaray'ın Beşiktaş'tan en büyük farkı, kaliteli ve rotasyona müsait kadrosuydu. Arda çıktı yerine Elano girdi, gerisini varın siz düşünün. Galatasaray bu galibiyetle birlikte yeni derbilere dek rahat 3 puanlar alacak gibi görünüyor. Beşiktaş'a geçelim. Talihsiz bir gol yediler fakat oyundan düşmediler. Medyanın uzun süredir pompaladığı, Galatasaray Beşiktaş'ı sürklase edecek düşüncesi skor haricinde gerçekleşmedi derbide. Skoru Rüştü'nün belirlediğinde hepimiz hemfikiriz herhalde.Maç öncesi yazımda kaleyi Rüştü korursa Beşiktaş adına daha faydalı olur demiştim. Tam tersi oldu Galatasaray'a faydası dokundu Rüştü'nün. Öylesine eminim ki bu tercih sebebiyle de eleştirilecek Denizli. Aynı hataları Hakan yapsaydı da Rüştü neden oynamıyor diye eleştirilecekti. Bu gece bir kez daha gördük ki Beşiktaş'ın 10 numaradan ziyade kaleciye ihtiyacı var(dı).İsmail Köybaşı, Keita karşısında ezilir diye düşünüyordum ama çok iyi bir performans ortaya koydu. Defansif anlamda zaman zaman geriledi ama ofansta çok etkiliydi. Oyun orta alanda sıkıştığı için Keita ile çok da bire bir kalmadı. Bu sebeptendir ki defansta zayıf gözükmedi.Ernst-Fink ikilisiyle Beşiktaş'ın maça çıkacağını zannediyordum ama Ernst-Ekrem ikilisini gördük sahada. Ekrem, sağ bekte oynasaydı daha faydalı olurdu bence ama tipik bir Mustafa Denizli rotasyonuyla orta sahanın ortasına çekildi. Bu hamledeki amacın ne olduğunu pek de anlayamadım.Serdar Özkan'da iki haftadır büyük çıkış var. Gaziantep karşılaşmasında bunun sinyallerini vermişti zaten ve bu akşam, son vuruşlar hariç üst düzey bir performans ortaya koydu. Serdar böyle devam ederse ulusal takım sağlam bir açık kazanmış olur. Tabata'ya gelirsek, beklediğim gibi çok da etkili değildi. Hafızalarda kalacak tek pozisyonu Sarp'la yaşadığı didişmeydi. Bu didişmede piyango gibi bir sarı kart gördü Tabata. Açıkçası sebebini pek anlayamadım. MANU maçından önceki şu 3 günde, sık sık Beşiktaş'ın fark yiyeceği sohbetlerine muhattap olacağız belli ki. Tabii kimse ne olacağını bilemez ama bugünkü oyun, bireysel hataları çıkartırsanız fark yiyecek cinsten değildi. Ama savunma ve kalede daha dikkatli olmak zorunda Beşiktaş. Özellikle kalede büyük sıkıntıları var. MANU maçında yan toplar çok tehlikeli olabilir. Hakan da oynasa, Rüştü de oynasa taraftar huzur bulamayacak. Beşiktaş adına maçın futbolcuları, Serdar ve İsmail'di. "Haftanın 11'i"ne giremezler belki ama hafızalarımızda yer edinebilirler.Galatasaray çok kritik bir maçta zorlanarak da olsa 3 puan almayı başardı. Skor, aldatmaya çok müsait ama kimseyi aldatmamalı. Galatasaray, 1 ve 2. haftalardaki hücum gücünde düşüş yaşıyor sanki. Beşiktaş'ın bu saatten sonra ligdeki işi çok zor. Avrupa'ya ne kadar asılırlarsa o kadar kâr! Bugünkü sonuç gösterdi ki 2009-2010 sezonu TSL şampiyonluk yarışı, Galatasaray ile Fenerbahçe arasında geçecek. 
  • 23 / 09 / 2009