Taraftardan başlayayım. Bana göre Beşiktaş'ın iç sahada maçlarında en iyi performansı sergileyen oyuncusu taraftarıdır. Takım farklı geride olsa dahi zerre susmayan, pes etmeyen, rakibi yırtıcı bir santrafor gibi hırpalayan Beşiktaş taraftarı yoktu bu akşam Beşiktaş mağlup duruma düştüğünde. Onlar da bazı şeylerden umudunu kesmiş gibiydiler. Mesela Başkan'dan, mesela Denizli'den... Futbolcuların her biri de bu kadar kötü olunca umut edecek bir şey kalmadı geriye. (Beşiktaş'ın 1-0 mağlup oynadığı dakikalar için geçerli bu durum). İkinci golden sonra daha fazla dayanamadılar ve Alman spikeri bile coşturan tezahüratlarına başladılar. Maç öncesi çoğu Beşiktaş taraftarı Denizli'nin bahanesini tahmin etmece oynuyordu... Şampiyonlar Ligi seviyesine kadar yükselmiş bir futbol takımının yediği ilk golün bahanesi Federasyonun maçı ertelemesi olmayacak diye ümid ediyorum. Bir takım, tamamen kendi yarı sahasına çekilmişken, rakibin (Benaglio'nun pasıyla birlikte) 3 pasla golü bulmasını engelleyemiyorsa Mustafa Denizli'nin durup düşünmesi gerekiyor. Böyle bir golü inanın en bi' veteran amcaların halı saha maçlarında bile göremeyiz, kaldı ki Şampiyonlar Liginde görelim.Beşiktaş savunmasına demeyeceğim, takımına dikkat edin. Bu nasıl bir düzen? Daha karşılaşmanın başlarında bu nasıl bir konsantrasyon eksikliği ve nasıl bir kopukluk? Benaglio bir geri pas alıyor, sol bekteki arkadaşını görüyor, sol bek orta sahanın hemen berisindeki arkadaşına bir pas veriyor. Buraya kadar bir müdahale yok. Ardından top Misimovic'e geliyor. Misimovic bir dripling yapıyor, yalnızca bir oyuncuyu ekarte ettikten sonra cep telefonundan babasını arayıp "Baba, KartalCell, bedavaydı, arayıp golüme sevinin diyecektim." diyecek kadar boş alan buluyor ve golü atıyor. Bunlar olurken Beşiktaş'ın topu kapmak için tek hamlesi Misimovic'in fake'ine cevap veren BJK'li oyuncu(hatırlatılırsa buraya eklenecek) Takım savunması denen olgu sadece kelime anlamı olarak mı var yoksa bu takımda? Beşiktaş taraftarı bu takımın en iyi oyuncusuydu demiştim. Kişisel iddiamdır, katılır ve ya katılmazsınız, yine o taraftar, bana göre bu takımı takım yapan en önemli etkenlerden de biriydi. Onlar da bütünlüklerini ve takıma inançlarını kaybedince gelinen noktaya kimse şaşırmıyor aslında. Bu takıma yeni bir ruh gerek diyeceğim ama çok gereksiz olacak. Bu takımın bir ruhu zaten vardı. Bu takımın eski ruhunu geri kazanması gerek. Unutmadan, Tabata ile ilgili eleştirilere katılmıyorum. Tabata'nın aranan futbolcu olmadığı dillendiriliyor fakat Beşiktaş'ın şu an için aradığı en önemli şey bir oyuncu değil, sistem. Daha kendini bulamamış takımın oyuncusuna "aranan oyuncu değil" şeklinde bir ithamda bulunmak bence ağır olur. Beşiktaş'ın önce kendini bulması gerekiyor. Ondan sonra kimin aranan oyuncu olup olmadığı ortaya çıkacaktır. Beşiktaş'ın kendini bulması için gereken şey? O ruh? Taraftarlar yüksek sesle dillendirdiler. Anlayana tabi... 
  • 09 / 11 / 2009