
Son günlerin hatta son ayların en büyük röportaj kaynağı Galatasaray'ın eski futbolcuları. Genelden farklı olarak bu futbolcuların konuşmaya hakkı olduğunu düşünüyorum. Madem kulüpler bazındaki en büyük başarımız UEFA Kupası, onu yapanlar neden konuşmasın!Galatasaray emektarları şimdiki yapıyı eleştiriyor diye kıyıma uğruyor daha çok. Hakan Ünsal, Bülent Korkmaz, Hasan Şaş ve Hakan Şükür bu sezonki transfer harcamalarını sorguluyor diye "tu kaka" ilan ediliyor.Bu tamamen haksız. Haksız çünkü o futbolcular büyük dertler içinde sonu UEFA Kupası'na giden başarılara ulaştılar. Maaşlarını alamadıkları için sorun çıkartan yabancıları teskin eden onlardı. Bugünkü sözlerine bakıp "takımı baltalamaya çalışıyorlar" demeye kimsenin hakkı yok ve olmamalı. Hem hangimiz biliyoruz ki yarın ya da öbür gün, bugün kral yapılan futbolcular Hakan Şükür ya da Emre Belözoğlu konumuna düşmeyecek. Harry Kewell örneğin; Leeds'de oynarken Emre Belözoğlu'na yaptığı hareket, Kewell'ın Galatasaray'a Emre'nin Fenerbahçe'ye transfer olduğu dönemde çok konuşuldu ve çoğu kişi, Kewell'ın ileri görüşlülüğünden bahsetti fakat herkesin unuttuğu ya da hatırlamak istemediği birşey vardı, o da Kewell'ın malum hareketi Emre'nin şahsına değil Galatasaraylı bir futbolcuya yapmış olmasıydı. Yani, fotoğraftaki Emre sadece teferruattı. Kewell, o dönem Galatasaray'a değil de Fenerbahçe'ye transfer olsaydı fotoğrafla ilgili farklı şeyler konuşuyor olacaktık şimdilerde. Profesyonel anlayışla Türkiye'ye gelen yabancı futbolcuların forma sevgisiyle kulübe hizmet eden futbolculara üstün tutulmasına dayanamıyorum. Hakan Şükür, Hakan Ünsal, Bülent Korkmaz ve Hasan Şaş yıllar geçse de unutulmayacak Galatasaray efsaneleridir. Bu isimler röportajlarda ne söylerse söylesin efsane oldukları gerçeği değişmez ve hiç kimse, bu futbolculardan ikinci bir Metin Oktay olmalarını isteyemez. Onlar ya Hakan Şükür ya da Hasan Şaş olabilirler ancak ve her dönem, kendine mahsus insanları gün ışığına çıkartır.Türk futbolunun en büyük hatası unutkanlık hastalığına çabuk kapılması. Sadece futbolumuzun değil insanımızın da en büyük hatası/zaafı bu. Teknik direktörlük döneminde yerden yere vurulan Hagi, bugün Bülent Korkmaz'ın yaşadığı sorunları yaşamıştı o günlerde. Fakat olayın üzerinden zaman geçti, yara kabuk bağladı ve Hagi yeniden efsane mertebesine yani hak ettiği mertebeye yükseldi. Hagi'nin pasaportunda Türk bayrağı bulunmaması, -olduğu varsayılan- hatalarının çabucak unutulmasına sebepti. Bülent'in hatası, çok çok içeriden olmasıydı yalnızca. Galatasaraylı dostlardan ricam, övünerek bahsettiğimiz UEFA Kupası'nın kahramanlarını bu kadar çabuk harcamasınlar. Şu anki kadronun en büyük başarısı, 6'da 6 yapmak. Şimdi beğenilmeyen o insanlar, 4 yıl üst üste şampiyonluğa taşımıştı Galatasaray'ı.Yazı sadece Galatasaray özelinde oldu ama özne ve nesneleri değiştirip öyle de okuyabilirsiniz. Galatasaray yerine Beşiktaş, Hasan Şaş yerine Nihat Kahveci yazın yine aynı tadı alırsınız ya da öznemiz Fenerbahçe, nesnemiz Ümit Özat olsun. Anlatmak istediğim şey değişmez.Hayat büyük bir hızla değişiyor ve değişimin önünde hiç kimse duramıyor. Hayat denen suyun üzerinde baraj kurmayı başaran birkaç kişi çıkıyor yalnızca. Galatasaray'da 1996-2000 kuşağı, işte o insanlardan. 2009 kuşağı, 2000 kuşağının yanında şantiye gibi kalıyor. Belki 4 sene sonra muhteşem bir 2009 kuşağından bahsedeceğiz ama 2009'u yaşarken barajdan üstün şantiye hayali kuramayız.
- 25 / 09 / 2009



Etiketler
Popüler Etiketler
- futbol (530)
- spor (326)
- calcio (235)
- galatasaray (169)
- fenerbahce (166)
- saglik (160)
- foto (140)
- genel (108)
- massimo (90)
- saglikbilgileri (84)
- turkcellsuperlig (80)
- genelsaglik (67)
- beslenme (64)
- video (62)
- besiktas (54)
- sampiyonlarligi (53)
- yasam (51)
- diyet (49)
- blog (49)
- medya (49)
